KAPİTALİZMİN
BİZE REVA GÖRDÜĞÜ TEK ŞEY ÖLÜM İSE BİZ DE 8 MART’TA ALANLARI DOLDURARAK SORALIM
ÖLÜMLERİN HESABINI
KAPİTALİZMİN “ÖZGÜRLEŞTİRDİĞİ” KADINLAR
Ben vaktimi
kadınlarla geçirip cinsel arzularımı tatmin edeceğime ezilen işçi sınıfını
bulunduğu bataklıktan çıkarmayı yeğlerim. Üstelik kadın cinsel eğlence aracı
değildir. Asla böyle aşağılık bir tabakada bulunamaz. Kadını bir köpek gibi
eğlenme amaçlı görenler ise Burjuvalardan başkası değildir. Friedrich
Engels
...Fakat
emekçi kadınlar sadece bir yedek güç oluşturmazlar. Onlar işçi sınıfının doğru
politikası sonucu, işçi sınıfının burjuvaziyle savaşacak olan gerçek bir ordusu
olabilirler ve olacaklardır. Emekçi kadınların bu yedek gücünü, proletaryanın
büyük ordusunun yanında çarpışan bir işçi ve köylü kadınlar ordusu haline
getirmek, işte işçi sınıfının kesin ikinci görevi. Stalin
DÜNYA EMEKÇİ KADINLARINA SELAM OLSUN
Bugün 8 Mart. Bugün yıldızların dünyaya
ışık saçtığı gün. Bugün sömürüye, zulme, baskıya, eşitsizliğe, haksızlığa
meydan okunduğu gün. Bugün DÜNYA EMEKÇİ
KADINLAR günü.
1910 Danimarka'nın Kopenkhang kentinde
toplanan, uluslar arası 2. Sosyalist kongre, 8 Mart'ı "DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR
GÜNÜ" olarak kabul ve ilan etti. Kara Bolşevik Merkez Komitesinin ve
uluslararası sosyalist hareketlerin kutlama mesajlarının okunması ile tüm
delegelerce coşkuyla ayakta alkışlandı. Bu karar, tüm dünya emekçi kadınlarına
ve emekçileri sevince boğarken, sömürücü sınıfları aynı oranda korkutuyordu. Ve
o günlerden beri 8 Mart, uluslararası emekçi kadınların birlik, dayanışma ve
mücadele günü olarak gelişti, güçlendi.
EMEKÇİ KADINLARIMIZIN
KISA TARİHİ
Kadınların ezilmişlik tarihi özel mülkiyet ilişkilerinin gelişmesi, sınıfların ortaya çıkması ve sınıf mücadeleleri tarihidir. Kadının ezilmişliği, Köleci toplumda, Feodal toplum ve Kapitalist toplumda değişik biçimlere bürünse de özünde üretim araçları üzerindeki mülkiyet ilişkilerinin temelinde aynı kalır. Bu anlamda kadının kurtuluşu sorunu üretim araçları üzerindeki özel mülkiyete karşı verilecek mücadelede yatmaktadır. Bu ise proletaryanın sorunudur ve proleter emekçi kadın bu mücadelede "Kadın" olarak değil, proleter olarak yer alır. İşte bu anlayışla 1880-1900'lu yıllarda Alman Sosyal Demokrat Partisi önderliğinde Auğust Bebel, Zetkin Rosa gibi önderler, biçimsel sorunlarla uğraşan kadının sorununu kadının erkeğe karşı mücadelesi olarak alan ve her türlü burjuva kadın hareketine karşı proleter kadın hareketi geliştirmeye çalışmışlardır. Ve 1910 da 2. Enternasyonal bünyesinde "Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı" toplantısı sağlamışlardır.
Kadınların ezilmişlik tarihi özel mülkiyet ilişkilerinin gelişmesi, sınıfların ortaya çıkması ve sınıf mücadeleleri tarihidir. Kadının ezilmişliği, Köleci toplumda, Feodal toplum ve Kapitalist toplumda değişik biçimlere bürünse de özünde üretim araçları üzerindeki mülkiyet ilişkilerinin temelinde aynı kalır. Bu anlamda kadının kurtuluşu sorunu üretim araçları üzerindeki özel mülkiyete karşı verilecek mücadelede yatmaktadır. Bu ise proletaryanın sorunudur ve proleter emekçi kadın bu mücadelede "Kadın" olarak değil, proleter olarak yer alır. İşte bu anlayışla 1880-1900'lu yıllarda Alman Sosyal Demokrat Partisi önderliğinde Auğust Bebel, Zetkin Rosa gibi önderler, biçimsel sorunlarla uğraşan kadının sorununu kadının erkeğe karşı mücadelesi olarak alan ve her türlü burjuva kadın hareketine karşı proleter kadın hareketi geliştirmeye çalışmışlardır. Ve 1910 da 2. Enternasyonal bünyesinde "Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı" toplantısı sağlamışlardır.
Daha sonraki yıllarda burjuva kadın
hareketlerinde gelişmelere bağlı olarak, kadın hareketini sınıf içeriğinden
kopuk burjuva çerçevesinde tutmaya amaçlayan emperyalist burjuvazi Birleşmiş
Milletler Aracılığı ile 8 Mart'ı 1975 yılında "DÜNYA KADINLAR GÜNÜ" olarak kabul etmiştir.
1910 da 2. Enternasyonelce kabul edilen "DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ"
arasında özde farklılık vardır.
"DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ"nün anlamı, kadın emekçiler aleyhindeki
mevcut durumun temeldeki ekonomik nedenlerini inceleyen ve onları kendi
sınıfından erkeklerle omuz omuza sömürenlere karşı savaşmaya çağırır. Kadın
olarak değil, proleter olarak, emekçi kocalarının dişi rakipleri olarak değil,
mücadele arkadaşları olarak birliği sağlamaktır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder